Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.


Ekol Hoca
Konu İsmi : MED VE ÇEŞİTLERİ
Bilgi: Konu İle İLgili Yorumlarınızı Belirtebilir, İlave Ek Katkı Sağlayabilirsiniz, İstediğiniz Gibi Faydalanabilirsiniz

Googlede Arat : MED VE ÇEŞİTLERİ

Rastgele Konu: SIFAT-I HURÛF
Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: MED VE ÇEŞİTLERİ  (Okunma Sayısı 4712 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #10 : 11 Kasım 2008, 20:32:11 »

İDGAM-I MÜTEKARİBEYN

Önce "mütekaribeyn" in tarifini yapalım. Lügatta: "Mütekarib"
Birbirine yakın olup, yaklaşıcı olan şeylere denir. Tecvid ilminde ise:
Mahreçleri de sıfatları da başka, fakat mahreçleri veya sıfatları veyahut
hem mahreç hem de sıfatları yönünden birbirleriyle yakınlığı bulunan iki
harfe "mütekarib" harf denir. Mütekarib iki harften birincisi sakin,
ikincisi harekeli olarak yan yana geldikleri zaman, sakin olan birinci
harfin harekeli olan ikinci harfe idgam edilmesine "idgam-ı
mütekaribeyn" denir.maviekspres.com
İdgam mütekaribeyn’in harfleri, Kıraat-ı İmam Asım ve rivayet-i
Hafs'a göre iki mahreç üzeredir:
1- Lam ( ل)ve ra ( ر) mahreci: Bu iki harfin mahreci değişiktir,
fakat birbirine yakındır. (Bak. Sh: 12) Sıfatlar da değişiktir, fakat
müşterek sıfatları da vardır. (Bak. Sh: 22-23) Misaller:
(قُلْ رَبِّ قُرَّبِّ ) ,(بَلْ رَفَعَهُ الله بَرَّفَعَهُ اللهُ )
İdgam tamdır. Bu misallerde görüldüğü üzere, lam harfinin önce, ra
harfinin sonra gelmesi şarttır. Ra önce gelirse, idgam yapmak caiz
değildir. Misal: ( (فَاغْفِرْ لِى
2- Kaf ( ق) ve ( ك) kef harflerinin mahreci: Bu iki harfin mahreci
de değişiktir. Fakat birbirine yakındır. (Bak. Sh: 12) Sıfatlar da değişiktir,
fakat müşterek sıfatları da vardır. (Bak. Sh: 23) Kur'an-ı Kerim'de bunun
bir misali vardır. O da el-Mürselat suresindeki ( اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ ) lafz-ı şerifidir.
Tam idgam yapılarak ( اَلَمْ نَخْلُكُّمْ ) şeklinde okunur. İdgamın nakıs olacağı
rivayeti de vardır.
Hükmü: Vacibtir.maviekspres.com
6- İDGAM-I ŞEMSİYYE ve İZHAR-I KAMERİYYE
Bu idgam, Arabçada isimlerin başına gelip, onlara marifelik
(belirlilik) kazandıran lam-ı ta'rif ( ال ) ile ilgilidir. Misal:
( Belli bir ) kitab: ( اَلْكِتَابُ ) (Herhangi bir) kitab: ( (آِتَابٌ
Lâm-ı tarife göre, Arabçada harfler iki kısma ayrılır:
1- Kamerî harfler: ( ابَغْ حَجَّكَ وَخَفْ عَقِيمَهُ ) cümlesinde toplanan
harfler olup -14- tanedir.
2- Şemsî harfler: Kamerî harflerin dışında kalan -14- harftir.
İşte, lâm-ı tariften sonra kameri harflerden biri gelirse: "İzhar-ı
kamerîyye" olur. Bu durumda lâm-ı tarifin lamı, kendisinden sonra
gelen kamerî harfe idgam edilmez. Açık bir şekilde okunur. Misal:
.(اَلْمَالُ ) ,(اَلْكِتَابُ ) ,(اَلْقَلَمُ ) ,(اَلْجَمَالُ ) ,(اَلْبَابُ )

Buna, izhar-ı kameriyye denilmesinin sebebi: Ayın yanında
yıldızların görüldüğü gibi, bu -14- harfin yanında da lâm-ı tarifin
görülebilmiş olmasıdır.
Fakat lâm-ı tariften sonra şemsî harflerinden biri gelirse: "İdgam-ı
şemsiyye" olur. Bu durumda lam-ı tarifin lamı, kendisinden sonra gelen
şemsî harfe tamamen idgam edilir. İdgam-ı şemsiyye iki kısımdır:
a- İdgam şemsiyye mea'l-gunne (gunneli idgam-ı şemsiye): Bu
sadece "nun ( ن) " harfine mahsustur. Lam-ı tariften sonra "nun" harfi
vaki olunca meydana gelir. Misaller: ( .(وَالنَّاسُ ) ,(وَالنَّارُ ) ,(وَالنُّورُ
b- İdgam-ı şemsiyye bila gunne (gunnesiz idgam şemsiyye): Lamı
tariften sonra, nun harfinden başka şemsî harflerden biri vaki olduğu
zaman meydana gelir. Misaller: ( (وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ ) ,(وَالشَّمْسِ
Bu idgama; güneşin yanında yıldızların görülmediği gibi, bu -14-
harfin yanında da lam-ı tarifin görülmemesinden dolayı "İdgam-ı
şemsiyye" denilmiştir.
Hükmü : Vacibtir.maviekspres.com
SORULAR:
1- İdgam mütecaniseyn ne demektir? Ne zaman meydana gelir?
2- İdgam mütecaniseyn'in harfleri kaç mahreç üzerindedir?
3- Tam ve nakıs idgam ne demektir? İzah ediniz.
4- İdgam mütekaribeyn ne demektir? Ne zaman meydana gelir?
5- İdgam mütekaribeyn'in harfleri kaç mahreç üzeredir?
6- İzhar-ı kameriyye ve idgam-ı şemsiyye ne demektir? Ne zaman
meydana gelir?
7- Şimdiye kadar gördüğümüz konuları -2- defa okuyunuz.
KALKALEmaviekspres.com
Kalkale, lügatta: "Hareket etmek, kımıldamak" demektir.
Tecvid ilminde ise: "Kuvvetli bir ses işitilinceye kadar, mahrecin
kımıldaması ve deprenmesi" demektir. Kalkale harfleri ( قُطْبُ جَدٍ ) harfleri
olup -5- tanedir. Yalnız bu harflerde kalkalenin kuvvetli bir şekilde
yapılabilmesi için, bu harflerin kelimenin ortasında veya sonunda sakin
olarak vaki olmaları, şarttır. Harekeli oldukları zaman, kalkale sıfatı az
zahir olur. Misaller:
(لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ) ,(فَيَقْتُلُونَ ) ,(سُبْحَانَكَ ) ,(يَجْتَبِيكَ ) ,(اَطْوَارًا )
Kalkalenin nasıl yapılacağı ancak fem-i muhsinden öğrenilebilir.
Kısaca şöyle tarif edebiliriz. Kalkale harflerinin mahreçlerine kuvvetlice
basılır ve birden mahreçten ayrılınır. İşte mahrecin hareket etmesi

esnasında mahreçten bir ses çıkar. Bu ses sakin olan kalkale harfinin
makablindeki harfin harekesine uygun bir şekilde eda edilir. Kalkaleyi,
başkası duyacak kadar yüksek ve kuvvetli bir sesle yapmak vaciptir.
Fakat ifrat ve tefritten şiddetle kaçınmak lazımdır.
Bir kelimede, kalkale ile idgam birleşirse idgam yapılır. Kalkale
terk edilir. Çünkü idgam, kalkaleye manidir. Misaller; ( ) ,(اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ
(اَلْحَقُّ ) ,(وَتَبَّ ) ,(اَلْحَجُّ ) ,(اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ ) ,(لَقَدْ تَابَ اللهُ ) ,(اَحَطْتُ
kelimelerinde olduğu gibi. Bir kalkale harfi şeddeli olduğu zaman,
birincileri üzerinde idgam sebebiyle kalkale yapılamaz. İkincileri
üzerinde ise yalnız vakıf halinde kalkale yapılır. Ancak bu gibi
kalkaleleri yaparken dikkat etmeli, kalkale harflerinden ikisi de
belirtilmelidir.maviekspres.com
Hükmü: Vacibtir.
SORULAR:
1- Kalkale ne demektir? izah ediniz. Ne zaman meydana gelir?
2- Bir kelimede idgam ile kalkale birleşirse ne yapılır?
HÜKMÜ'R-RA
(Ra ( ر) harfinin okunma hükümleri)
28 hece harfi içinde "Ra ( ر)" nın okunma hükümleri, diğer
harflerin hepsinden çoktur. Kıraat-ı İmam Asım ve rivayet-i Hafs'a göre
"Ra" harfinin -12- türlü okunma yeri vardır. Şöyleki: Ra harfi beş yerde
kalın, dört yerde ince okunur. Üç yerde de hem ince ve hem de kalın
okumak caiz olur. Şimdi bunları birer birer görelim:
a- Ra harfinin kalın okunduğu yerler:
1- Ra'nın harekesi üstün veya ötre olduğu zaman:
فِرَاشًا ) ,(رَزَقَ ) ,(آاَفِرُونَ ) ) gibi.
2- Ra sakin olup, makabli üstün veya ötre olduğu zaman:
بَرْْقٌ ) ,(قَرْيَةٌ ) ,(بِالْعُرْفِ ) ) gibi.
3- Ra sakin, makabli de sakin olup onun makabli üstün veya ötreli
olduğu zaman: ( خُسْرٌ ) ,(عُسْرٌ ) ,(بِالصَّبْرِ ) kelimeleri vakıf halinde.
4- Ra sakin olup makablinde arızî bir esre bulunursa. Arızî esre:
Altında bulunduğu harfle okunmaya başlandığı zaman var olan, bir
evvelki harf ile birlikte okunduğu zaman ise ortadan kalkan esredir. Vasıl
(Bak. Sh: 25) hemzelerinin harekeleri arızîdir.
.(اِرْجِعِى ) ,(اِنِ ارْتَبْتُمْ ) ,(لِمَنِ ارْتَضَى )

Logged
Robot Linkler
Altarnatif Linkler
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14366


View Profile
Re: MED VE ÇEŞİTLERİ
« Posted on: 04 Eylül 2010, 14:52:59 »

Logged
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #11 : 11 Kasım 2008, 20:33:46 »

5- Esreden sonra sakin olarak bulunan Ra'dan sonra istila
harflerinden birisi gelirse. Kur'an-ı Kerim'de, bu durumda bulunan
kelimeler şunlardır: ( (مِرْصَادًا -لَبِالْمِرْصَادِ -اِرْصَادًا -قِرْطَاسٌ -فِرْقَةٌ
b- Ra harfinin ince okunduğu yerler:
1- Ra'nın kendisi esreli olduğu zaman: ( (رِجَالٌ -يُرِيدُ
2- Ra sakin, makabli esreli olunca: ( (مِرْفَقًا -فَاصْبِرْ -فَكَبِّرْهُ
3- Ra sakin, makabli de sakin, onun makabli esreli olduğu zaman:
قَدِيرٌ ) ,(حِجْرٌ ) ,(بَصٍيرٌ ) ,(اَلذِّآْرُ ) ) kelimeleri vakıf halinde.
4- Ra sakin olup makablinde harf-i lin olan ye harfi bulunduğu
zaman. Vakıf halinde ( سَيْرٌ ) ,(خَيْرٌ ) kelimeleri gibi.
c- Ra harfinin hem kalın hem de ince okunmasının caiz olduğu
yerler:
1- Esreden sonra vaki olan sakin Ra'dan sonra, istila harflerinden
biri esreli olarak bulunursa. Bunun Kur'an-ı Kerim'de tek misali vardır.
Şuara süresi ayet: (آُلُّ فِرْقٍ ) 63maviekspres.com
2- Ra sakin, makablinde sad ( ص) ve tı ( ط) harflerinden biri de
kendileri sakin makablileri esreli olarak vaki olduğu zaman: ( مِنْ مِصْرَ ) ve
عَيْنَ الْقِطْرِ ) ) kelimelerinde olduğu gibi. ( مِصْرَ ) kelimesinin vakıf halinde
kalın ( اَلْقِطْرِ ) kelimesinin de vakıf halinde ince okunması tercih
edilmiştir.
3- Kelimenin aslına delalet etmek bakımından ince; vakıf halinde
makabline nazaran kalın okunan ra'lar: ( أَنْ أَسْرِ أَنْ أَسْرِى ) gibi. Genel
kaide uyarınca, vakıf halinde bu kelimelerdeki Ra’ların kalın okunması
gerekir. Ancak, bu kelimelerin asılları itibariyle sonlarında bulunan ve
fakat yazıda görünmeyen ye'lere işaret etmek üzere ince okunmaları da
caiz görülmüştür. Fakat kalın okumak efdaldir.
Ra harfi, idgamlı veya şeddeli bulunduğu zaman ikinci Ra nazar-ı
itibara alınır. İkinci Ra kalın okunuyorsa birincisi de kalın, yok ince
okunuyorsa birincisi de ince okunur. ( شّرِّ ) kelimesindeki Ra’lar ince, (
يَفِرُّ ) dakiler de kalın okunur.
Hükmü: Vacibtir.
LAFZATULLAHmaviekspres.com
Bu bahiste ( اَللهُ ) lafz-ı şerifinin kıraatından bahsedilir. ALLAH lafz-ı
şerifinin makabli üstünlü veya ötreli olursa, ALLAH lafz-ı şerifi kalın
okunur. ( هُوَ اللهُ ),(نَصْرُاللهِ ) gibi. Eğer ALLAH lafz-ı şerifinin makabli esreli
olursa, o zamanda ALLAH lafz-ı şerifi ince okunur. ( بِاللهِ) ,(ِللهِ ) gibi. Bu
kaideler ( اَللهُمَّ ) lafz-ı şerifi için de aynen geçerlidir.
Hükmü: Vacibtir.
Nükte: Vallahi kalın, billahi ince, tallahi kalındır.
SORULAR:
1- Ra harfinin kaç türlü okunma yeri vardır?
2- Ra harfi, kaç yerde ince okunur?
3- Ra harfi, idgamlı veya şeddeli bulunduğu zaman nasıl okunur?
4- ALLAH lafz-ı şerifinin okunma şekillerini izah ediniz.
ZAMİRmaviekspres.com
Tecvid ilminde bahis konusu olan zamir, kelimelere bitişen müfred
müzekker gaib zamiri olan hu ( هُ) zamiridir. Bu zamirin harekesi ötre
olduğu zaman vav ile, esre olduğu zaman da ye ile uzatılır. هِى ) ) ,((هُو
gibi. Şimdi bu durumun nerelerde ve nasıl tahakkuk ettiğini görelim:
l- Zamir iki harekeli harf arasında bulunduğu zaman. Misal:
وَلَمْ يَكُن لَهُ آُفُوًا أَحَدٌ
Bu durumda zamir ötreli ise vav ile esreli ise ye ile bir elif miktarı
uzatılır. Ancak daha önce izah edildiği gibi zamirden sonra gelen harf
hemze ise, o zaman medd-i munfasıl olur. ( بِهِ إِيماَناً ) gibi. Bak sh: 29
Ancak bu kaidenin şu istisnaları vardır.
a- Araf süresi, قَالُواْ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ) : 111 ). Buradaki zamir sükun ile
okunur.maviekspres.com
b- Neml süresi, فَأَلْقِهْ إِلَيْهِمْ) : 28 ). Buradaki zamir sükun ile okunur.
c- Nur süresi, وَيَتَّقْهِ فَاؤُلَئِكَ) : 51 ). Buradaki zamir medsiz, esreli olarak
okunur.
d- Zümer süresi, يَرْضَهُ لَكُمْ) : 7 ) Buradaki zamir de medsiz ötreli
olarak okunur.
2- Zamir, iki sakin arasında vaki olduğu zaman ittifakla medsiz
okunur. ( آتَاهُ اللهُ)، (وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ ) gibi.
3- Zamir, kendinden önce harekeli, kendisinden sonra sakin iki harf
arasında vaki olunca da ittifakla medsiz okunur. Misal:
لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ) ) gibi.
4- Zamir, sakin bir harften sonra ve harekeli bir harften evvel vaki
olduğu zaman yine medsiz okunur. ( فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ) ,(فِيهِ هُدًى ) gibi. Yalnız
Furkan süresi 69. ayetinde geçen ( فِيهِ مُهَانًا ) kelimesindeki ( هِ) zamiri med
olunur.
Bazı kelimelerin sonlarında bulunan ve kelimenin aslî harfi olup,
zamir olmayan ( هُ) leri; zamir olan ( ه) ler ile karıştırmamak lazımdır.
وَلَمْ يَنْتَهِ) , (مَا نَفْقَهُ) ) kelimelerinde olduğu gibi.
Hükmü : Vacibtir.
maviekspres.com
SEKTE
Lügatta: “Susmak, sükût etmek” manasına gelen “Sekte”; tecvid
ilminde: “Kıraat esnasında sesi, nefes almaksızın kesmek” manasında
kullanılmaktadır. Sektenin zamanı, vakfın zamanından azdır. Bu da
okuma hızına göre değişir. Normal olarak bir elif miktarıdır, sekte vasıl
haline mahsustur.
Kıraat-ı İmam Asım ve Hafs rivayetine göre, Kur’an-ı Kerim’in -4-
yerinde sekte yapılmaktadır.
1- Kehf süresi, 1-2. Ayetindeki ( عِوَجًا قَيِّمًا ) kelimeleri arasında.
Burada sekte, birinci kelimenin üzerinde, elif üzerine medd-i tabii
halinde ( عِوَجَا ) durularak, nefes almaksızın sesimizi kısa bir müddet
kesmek ve ikinci kelimeye geçmekle yapılır. Burada sekte yapılmasının
sebebi: ( قَيِّمًا ) kelimesinin ( عِوَجًا ) kelimesine sıfat düşmesi ihtimalini
ortadan kaldırmaktır. Burada vakf evla, sekte caizdir.maviekspres.com
2- Yasin süresi, 52. ayetindeki ( مِنْ مَرْقَدِنَا هَذاَ ) kelimeleri arasında.
Burada ( مَرْقَدِنَا ) kelimesi üzerinde, nefes almadan kısa bir müddet durulup,
ikinci kelimeye geçmek suretiyle sekte yapılır. Burada da sekte
yapılmasının sebebi: ( هَذَا ) kelimesinin ( مَرْقَدِنَا ) kelimesine sıfat düşmesi
ihtimalini gidermek içindir. Çünkü ayet başından ( مَرْقَدِنَا ) kelimesine
kadar olan kısım kafirlere ait sözdür. ( هَذَا ) ile başlayan cümle de
mü’minlerin veya meleklerin sözüdür. Burada da vakf evla, sekte caizdir.
3- Kıyame süresi, 27. Ayetindeki ( وَقِيلَ مَنْ رَاقٍ ) kelimeleri arasında
مَنْ) ) kelimesinin nunu üzerinde, nefes almaksızın sesi bir müddet keserek
رَاقٍ) ) kelimesine devam etmek suretiyle sekte yapılmış olur. Burada sekte
yapılmasının sebebi: İdgam bila gunneye mani olmaktır. Şayet idgam
yapılacak olursa, kelime “Merrak” şekline girer ki manası: Çorbacı olur.
Ayetin manasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü ayetin manası : “Çare bulan
kimdir?maviekspres.com
4- Mutaffifin süresi, 14. Ayetindeki ( آَلاَّ بَلْ رَانَ ) kelimeleri arasında
بَلْ) ) kelimesinin lamı üzerinde nefes almaksızın, sesi kısa bir zaman
kesmek ve ikinci kelimeye devam etmek suretiyle sekte yapılır. Burada
da sekte yapılmasının sebebi: İdgam mütekaribeyne mani olmaktır.
Çünkü idgamın şartları bulunduğundan idgam yapılırsa kelime “Berran”
olur. Berran “Küpçü” demektir. Ayetin manası ile hiçbir ilgisi yoktur.
HA-İ SEKT
Zikrolunan bu sektelerden başka bir de “Ha-i sekt” vardır. Bundan
maksat: Bazı kelimelerin son harekesini muhafaza etmek için, kelimenin
sonuna ziyade olunan sakın he ( ه) harfidir. Kıraat imamları, Kur’an-ı
Kerim’in -9- yerinde vaki olan ha-i sekteli -7- kelimeyi vakf halinde ha-i
sekt ile okumak hususunda ittifak etmişler. Fakat aynı kelimelerin vasıl
hallerinde ha-i sekt ile okuyup okumama hususunda ise İhtilaf
etmişlerdir. Kıraatta imamımız, İmam Asım hazretleri bunların hepsini
vasıl hallerinde de ha-i sekt ile okumuştur. Bu -7- kelime şunlardır:
l-Bakara süresi, 259. Ayetindeki ( لَمْ يَتَسَنَّهْ ) kelimesi.
2- En’am süresi, 90. Ayetindeki ( اقْتَدِهْ ) kelimesi.
3-Hakka süresi, 19 ve 25. Ayetindeki ( آِتَابِيَهْ ) kelimesi.
4- Hakka süresi, 20 ve 26. Ayetindeki ( حِسَابِيَهْ ) kelimesi.
5- Hakka süresi, 28. Ayetindeki ( مَالِيَهْ ) kelimesi.
6- Hakka süresi, 29. Ayetindeki ( سُلْطَانِيَهْ ) kelimesi.
7- Karia süresi, 10. Ayetindeki ( مَاهِيَهْ ) kelimesi.
SORULAR:maviekspres.com
l - Zamir ne zaman med ile okunur?
2- Sekte ne demektir? İzah ediniz,
3- Kur’an-ı Kerim’de, kaç yerde sekte vardır?
4- Ha-i sekt ne demektir? İzah ediniz.

Logged
Ebû_Davud



Süper Üye

*****


Üye No : 5

Cinsiyet : Bay

Nerden : Evden :)

Konu  : 1244

Mesaj : 3293

Aldığı Teşekkür: 150
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #12 : 23 Ağustos 2009, 22:30:41 »

Kuranı Tecvidle Okumanın Hükmü Nedir

Tecvid: Her bir harfin hakkını vererek telaffuz etmek anlamını taşır Bu bakımdan Kuranı Kerim Tecvidli okunduğu gibi duaları da tecvitli okumak en güzelidir Ancak Tecvid bilmeyen bir kişinin Kuranı Kerim ve duaları okuması caiz olduğu gibi Kuranı Kerimi ve namaz dualarını tecvitli okumamak namazı bozmaz

Tecvdin gayesi, Yüce Allah'ın "Kur'an'ı açık açık, tane tane oku" (el-Müzemmil, 73/4) buyruğunu gerçekleştirmektir Buna göre Kur'an-ı Kerim, ağır ağır, harflerini belli ede ede, öyle ki, dinleyenlerin adeta harflerini sayabileceği şekilde okunmalıdır Bu ayette Kur'an'ın güzel, ahenkli ve tane tane okunması, telaffuzu ve harflerin çıkış yerlerine uygun bir şekilde tilavet edilmesine dikkat çekilmektedir

Kur'an-ı Kerim Allah katından lafız ve manasıyla birlikte inmiş olduğu için, Kur'an bütünlüğünü oluşturan lafız ve mana örgüsüne önem vermek gerekmektedir Kur'an-ı Kerim'in arapça olması onun bu dilin özelliklerine göre okunmasını da gerekli kılmaktadır Kur'an'ın belirli kurallara göre okunması gerektiğine göre, bu kuralların bir çeşit toplamı demek olan tecvîd de, Kur'an tilâvetinin ayrılmaz parçası durumundadır

Hz Peygamber, Kur'an'ın tecvîdle okunmasına büyük önem vermiş ve böyle okuyanları da takdirle karşılayarak bu kimselere iltifatta bulunmuştur Meselâ, Kur'an'ı güzel okuma konusunda ün yapmış bir sahabe olan İbn Mes'ud için; "Kim Kur'an'ı ilk indiği şekilde okumayı severse, İbn Mes'ud'un kıraatini okusun" (İbn Mâce, Mukaddime, 11, I, 49, no: 138) buyurmuşlardır

İbn Mes'ud'un "Kur'an'ı tecvîd ile okuyun, güzel seslerle onu süsleyin ve Arapça kurallara uygun olarak okuyun" (İbnü'l-Cezerî, en-Neşr fî Kıraati'l-Aşr, I, 210) şeklindeki sözleri de tecvîde uyma konusunda Sahabenin titizliğini göstermesi açısından önemlidir Özetle söylenecek olursa; tecvîdin konusu, Kur'an kelimelerini oluşturan harfler; gayesi de, Kur'an-ı Kerîm'i hatasız ve güzel bir şekilde okumaktır (Bu konuda daha geniş bilgi için bkz İsmail Karaçam, Kur'an-ı Kerim 'in Faziletleri ve Okunma Kaideleri, 173-185)
Erdoğan PAZARBAŞI

Logged

Etiket: meddi tabinin hükmü MEDD-İ ASLİ MEDD-İ FER'İ MEDD-İ ARIZ TENVİN VE SAKİN NUN MEDD-İ LAZIM 
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: