Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.


Ekol Hoca
Konu İsmi : MED VE ÇEŞİTLERİ
Bilgi: Konu İle İLgili Yorumlarınızı Belirtebilir, İlave Ek Katkı Sağlayabilirsiniz, İstediğiniz Gibi Faydalanabilirsiniz

Googlede Arat : MED VE ÇEŞİTLERİ

Rastgele Konu: VAKF VE İBTİDA
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: MED VE ÇEŞİTLERİ  (Okunma Sayısı 4713 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« : 11 Kasım 2008, 20:19:12 »

MED VE ÇEŞİTLERİ
Daha önce de zikredildiği gibi, lugatta med: "Uzatmak" demektir.
Tecvid ilminde ise: Bir harfin üç harekeden biri doğrultusunda uzatılarak
okunmasına "med" denir. Medler iki kısma ayrılır.
a- Medd-i asli,
b- Medd-i fer'i. Şimdi bunları izah edelim.

a- MEDD-İ ASLİ
Buna; "Medd-i tabii" de denir ki, bu daha meşhurdur. Med
harflerinden ayrılmayan, med harfinin zatı ile kaim olan medlere: "Aslî
(tabii) med" denir. Tarifi şöyledir:
Medd-i Tabii: Bir kelimede harf-i medden biri bulunur, sebeb-i
medden hiçbiri olmazsa o kelime: "Medd-i Tabiî" olur. ( .(قَاتَلَ) ,(قَالوُا
سِيرُوا ) ) kelimelerinde olduğu gibi.
قَالَ) ): Medd-i Tabii olur. Çünkü kafı çeken harf-i medden elif var.
Sebeb-i medden ise hiçbiri yoktur.
حَكِيماً) ) ve ( عَلِيمًا ) gibi iki üstünlü kelimeler üzerinde vakıf yapılacak
olursa, iki üstünden bedel elif üzerine vakıf yapılır ve medd-i tabii olur.
Fakat durulmayıp geçilirse, medd-i tabii olmaz.maviekspres.com
Yukarıdaki misallerde, harf-i medd hem okunuşta hem de yazılışta
vardır. Bazen okunuşta olur, fakat yazılışta bulunmaz. Bu durum, vav ve
ye harflerinde olur. İleride zamir bahsinde de beyan edileceği gibi,(bak.
Sh: 47) kelimenin aslından olmayan ve he ( ه) şeklinde yazılan ve zamir
olan he ( ه) lerin harekesi ötre olunca, onu çeken gizli bir vav vardır.
Buna: "Vav-ı mukadder" denir. ( لَهُ ) deki he ( ه) gibi. Hareke esre
olunca, onu çeken gizli bir ye vardır. Buna da: "Ya-ı mukadder" denir.
بِهِ ) ) deki he ( ه) gibi. Bu durumda da, bu zamirden sonra sebeb-i
medden hiçbiri vaki olmazsa, o yerde de medd-i tabii olur. ( لَهُ مَالٌ ) gibi.
Hükmü: Medd-i tabii bir elif miktarı çekilir. Farzdır. Bir eliften
eksik veya fazla çekmek lahn-ı celi (ağır ve açık hata. Bak. Sh: 60) olur.
Haramdır. Bir elif miktarı, iki hareke miktarına eşittir. Bu harekenin
birisi med harfinden önceki harfe, diğeri ise med harfine aittir. Bu da bir
parmak kaldırıp indirecek kadar zaman miktarı olarak kabul edilir. Bu
izah, sadece teorik bir ifadedir. Bunların tatbikatını fem-i muhsin'den
öğrenmek gerekir.
SORULARmaviekspres.com
l - Medd-i tabii ne zaman olur? Bir misalle açıklayınız.
خَوْفٌ ) ,(سِيرَ ) ,(جَاءَ ) - 2 ) kelimelerinde medd-i tabii var mıdır?
İzah ediniz.
MEDD-İ FER'İ
Sebeb-i meddin bulunmasından dolayı asli medd üzerine ziyade
yapılmak suretiyle meydana gelen medlere: "Medd-i fer'i" denir. Buna
"medd-î mezid" de denir. Fer'î med beş kısma aynlır:
l- Medd-i muttasıl,
2- Medd-i munfasıl,
3- Medd-i lazım,
4- Medd-i arız,
5- Medd-i lin.
Şimdi bunları beyan edeceğiz, inşaALLAH.
MEDD-İ MUTTASIL
Bitişik medd demektir. Harf-i med ile sebeb-i meddin aynı
kelimede yanyana bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir.
Tarifi: Bir kelimede harf-i medden sonra, sebeb-i medden hemze
vaki olursa, o kelime medd-i muttasıl olur. ( (مَلاَئِكَةٌ) ,(جِىءَ) ,(جَاءَ) ,(سُوءَ
kelimelerinde olduğu gibi.
جَاءَ ) ) Medd-i muttasıldır. Çünkü cimi çeken harf-i medden elif
var. Sebebi medden de hemze var. İkiside aynı kelimede yan yana vaki
oldukları için medd-i muttasıl olmuştur.maviekspres.com
Hükmü: Medd-i muttasılın meddi, vacibtir. Çünkü muttefekun
aleyhdir. Yani kıraat ilminde imam olan kurraların hepsi medd etmiştir.
Hiçbiri kasr (bir elif miktarı okumak, medd-i tabii gibi) yapmamıştır.
Medd-i muttasıl, Kıraat-ı İmam Asım ve Hafs rivayetinde -4- elif miktarı
uzatılır. Kur'an-ı Kerim, "Hadr" (süratli okuyuş. Bak. Sh: 61) üzere
okunuyorsa iki elif miktarına inilebilir. Bundan az medd etmek caiz
değildir. Tahrimen mekruhtur.
Vazife: Nasr ( اِذَا جَاءَ ) süresinde geçen medd-i tabii ve medd-i
muttasılları tesbit ediniz ve bir bir izah ediniz.
MEDD-Î MUNFASIL
Ayrı medd demektir. Harf-i med ile sebeb-i meddin ayrı iki
kelimede bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir.
Tarifi: Harf-i medden sonra sebeb-i medden hemze gelir ve ikisi
de ayrı ayrı iki kelimede, fakat yan yana vaki olurlarsa bu durumda
medd-i munfasıl olur. ( (ياَ اَيُّهَا ) ,(فَلاَ تُزَآُّوا اَنْفُسَكُمْ ) ,(وَمَا اَنْزَلَ ) ,(اِنَّا اَعْطَيْناَ
kelimelerinde olduğu gibi.maviekspres.com
وَمَا اَنْزَلَ ) ): Medd-i munfasıldır. Çünkü mimi çeken harf-i medden
elif var. Sebeb-i medden de hemze var. İkisi yan yana, fakat ayrı iki
kelimede vaki olduğu için medd-i munfasıl olmuştur.

Daha önce anlattığımız vav-ı mukadder veya ya-ı mukadder'den
sonra (bak. Sh: 27) sebeb-i medden hemze vaki olursa, yine meddi
munfasıl olur. ( بِهِ اِيمَاناً ) kelimesinde olduğu gibi; Müennes işaret ismi
olan ( هَذِهِ ) için de hüküm aynıdır.( اِنَّ هَذِهِ اُمَّتُكُمْ ) ayet-i kerimesinde olduğu
gibi.
Harf-i meddin bulunduğu kelime üzerinde vakıf yapılacak olsa,
sebeb-i meddin bulunmamasından dolayı, medd-i munfasıl da ortadan
kalkmış olur.maviekspres.com
Hükmü: Medd-i munfasılın meddi, caizdir. Çünkü muhtelefun
fihdir. Yani bazı kurra, medd-i tabiînin medd miktarından fazla medd
ettiler. Bazı kurra da kasr ettiler. Medd-i munfasıl, Kıraat-ı İmam Asım
ve Hafs rivayetinde -4- elif miktarı uzatılır. Kur'an-ı Kerim, "Hadr"
üzere okunuyorsa, bir elif miktarına inilebilir.
SORULAR:
1- Medd-i muttasılı tarif ediniz. Bir misal veriniz.
2- Medd-i munfasılı tarif ediniz. Bir misal veriniz.
3- Medd-i muttasıl ile medd-i munfasıl arasında bulunan farklılıkları
tespit ediniz.maviekspres.com
MEDD-İ LAZIM
"Lazım" lügatta: "Lüzumlu, gerekli" manasına gelir. Medd-i
Lazımın tarifi: Bir kelimede, harf-i medden sonra sebeb-i medden
sükûnu lazım vaki olursa, o kelime "medd-i lazım" olur. Bu şekilde
meydana gelen meddi, bütün kıraat imamları medd ile okudukları için, bu
isim verilmiştir. Medd-i lazım -4- türlüdür.
1- Medd-i lazım kelime-i müsekkale; Kelime-i müsekkale,
idgamlı kelime demektir. İdgam: Aynı cinsten olan ve yan yana bulunan
iki harften birincisinin ikinciye katılarak, girdirilerek birlikte
okunmalarından ibarettir ki, şedde bunun alametidir. Bu türlü
kelimelerde medd harfinden sonra gelen sakin harf, idgamlı (şeddeli)
durumdadır. Arabçada şedde ağırlık ifade ettiğinden, medd-i lazımın bu
türlüsü: "Medd-i Lazım kelime-i müsekkale" olarak isimlendirilmiştir.
Misal:
(حَاجَّ حَاجْجَ ) (حَافِّينَ حَافْفِينَ)maviekspres.com
اَلْحَاقَّةُ) ) : Medd-i lazım kelime-i müsekkaledir. Çünkü ha'yı çeken
harf-i medden elif var. Sebeb-i medden de birinci kafın sükun-u lazımı
var. İkisi de aynı kelimede bulundukları için medd-i lazım; sükûn-u
lazımlı harf idgamlı olarak vaki olduğu için de kelime-i müsekkale
olmuştur.
Şayet, harf-i med ile sebeb-i med aynı kelimede yan yana vaki
olmazsa, iki ayrı kelimede, mesela: Harf-i med birinci kelimenin
sonunda, sebeb-i medd ikinci kelimenin başında bulunacak olursa, bu
durumda medd-i lazım olmaz. Yazıda mevcud olan harf-i med, kıraat
esnasında iskat edilir (düşürülür). ( مَا الْقَارِعَةُ) ) ,(اِذَا السَّمَاءُ gibi.
2- Medd-i lazım kelime-i muhaffefe: Bu durumda üzerinde
sükûn-u lazım vaki olan harf cezimlidir. Arabçada cezim hafiflik ifade
ettiğinden, medd-i lazımın bu türlüsüne "Medd-i lâzım kelime-i
muhaffefe" denilmiştir. ( آلْآنَ أَاَلْأَانَ ) gibi. Bu kelime medd-i lazım
kelime-i muhaffefe'dir. Çünkü hemzeyi çeken harf-i medden elif var.
Sebeb-i medden de lamın sükun-u lazımı var. İkisi de aynı kelimede
bulundukları için medd-i lazım, sükun-u lazımlı harf idgamsız olarak
vaki olduğu için de kelime-i muhaffefe olmuştur.
3- Medd-i lazım harf-i müsekkal. Harf-i müsekkal: Kendisinde
idgam (şedde) bulunan harf demektir. Fakat harfi müsekkal'de hakikatta
şedde bulunmaz. Üzerinde sükûn-u lazım bulunan harften sonra aynı
cinsten harfin gelmesi sebebiyle, telaffuz halinde şedde varmışcasına
okunur. ( الم اَلِفْ لاَمْ مِيمْ ) deki lâm gibi. Buradaki lâm, harf-i
musekkal’dir. Çünkü lam'ı çeken harf-i medden elif var. Sebeb-i medden
de mimin sükûn-u lazımı var. Sükûn-u lazımlı olan mim harfi, yine ikinci
bir mime uğradığı için, telaffuzda idgam olunarak. "Medd-i lazım harf-i
musekkal" olmuştur.maviekspres.com
4- Medd-i lazım harf-i muhaffef: Bu durumda, üzerinde sükûn-u
lazım bulunan harf, idgamsızdır. ( الم اَلِفْ لاَمْ مِيمْ ) deki mim gibi.
Çünkü mimi çeken harf-i medden ye var. Sebeb-i medden de mimin
sükûn-u lazımı var. İdgam durumu da olmadığı için "Medd-i lazım
harf-i muhaffef" olmuştur. ( الر اَلِفْ لاَمْ رَا ) daki lam da böyledir.
Hükmü: Medd-i lazımın meddi, vacibtir. Çünkü bütün kıraat
imamları medd-i lazımın -4- elif miktarı med edilmesinin lüzumu
üzerinde ittifak etmişlerdir. Binaenaleyh, hadr kıraatında bile olsa, bu
miktardan az meddetmek doğru değildir.
SORULAR:
1- Fatiha süresi ile Bakara süresinin ilk sayfası üzerinde, şimdiye
kadar öğrendiğimiz tecvid kaidelerinin tatbikatını yapınız.
2- Sukun-u lazım ne demektir? Bir misalle açıklayınız.
3- Medd-i lazımın tarifini yapınız.
4- Musekkal ile muhaffefeyi birbirinden nasıl ayırd ederiz?
ماَ الْحَاقَّةُ ) - 5 ) Burada hem harf-i med ve hem de sükûn-u lazım
bulunmaktadır. Neden medd-i lazım olmuyor?
6- Meddi lazımın hükmünü beyan ediniz.

Logged
Robot Linkler
Altarnatif Linkler
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14313


View Profile
Re: MED VE ÇEŞİTLERİ
« Posted on: 04 Eylül 2010, 14:59:34 »

Logged
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 11 Kasım 2008, 20:20:44 »

MEDD-İ ARIZ
Lugatta arız: "Önce yokken sonradan gelip çatan, musallat olan"
gibi manalara gelmektedir. Medd-i arızın tarifi şöyledir: "Bir kelimede,
harf-i medden sonra sebeb-i medden sükûn-u arız vaki olursa bu
durumda medd-i arız olur. ( يَقُُولُ ) ,(يَفْعَلُونَ ) kelimeleri vakıf halinde
medd-i arız olurlar.
يَعْلَمُونَ ) ) : Medd-i arızdır. Çünkü mim'i çeken harf-i medden vav
var. Vakıf halinde sebeb-i medden de nun'un sükûn-u arızı var.
Binaenaleyh, medd-i arız olmuştur.
Görüldüğü üzere medd-i arız; harf-i medden sonra gelen harf
üzerinde vakıf yapıldığı zaman meydana gelmektedir. Halbuki vakıf
yapılmayıp, vasl yapılacak olursa, sükûn-u arız kalktığından medd-i arız
da ortadan kalkmış olur. Bu durumda medd-i tabii olur. Medd-i arıza
"medd-i vakıf" da denilmiştir.
Hükmü: Medd-i arızın medd-i caizdir. Medd-i arızın med
miktarındaki vecihler, üzerinde sükûn-u arız vaki olan harfin aslî
harekesine göre değişmektedir.
l- Eğer sükûn-u arızın üzerinde vaki olduğu harfin aslî harekesi
üstün ise, bu durumda bütün kıraat imamlarına göre -3- vecih caizdir.
a- Tûl (uzun okuyuş). Bu durumda -4- elif miktarı medd olunur.
b- Tevessut (orta okuyuş). Bu durumda iki veya üç elif miktarı
medd olunur.maviekspres.com
c- Kasr ( kısa okuyuş ). Bu durumda bir elif miktarı medd olunur.
يَخْرُجُونَ) ,(يَكْتُبُونَ ) ,(يَنْصُرُونَ ) ,(يَعْلَمُونَ ) ) kelimelerinde olduğu gibi.
2- Eğer, üzerinde sükûn-u arız vaki olan harfin aslî harekesi esre
ise, -4- vecih caizdir. a-Tûl, b- Tevessut. c- Kasr, d- Kasr ile revm.
خَافُونِ) ,(يَا عِبَادِ) ,(مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ) ) gibi.
Revm: Lugatta, "taleb etmek" demektir. Tecvid ilminde ise:
"Gizli ses ile harfin harekesini taleb etmeye, yani harekeyi hafif bir sesle
okumaya: "Revm" denir. Bu durumda, esre harekesinin çok azı kalır.
Üçte biri kadar. Revmin nasıl yapılacağını, fem-i muhsindenmaviekspres.com
öğrenmelidir. Esrede olduğu gibi ötrede de revm yapılabilir. Üstünde
yapılmaz. Revm, vasıl hükmünde olduğu için ancak kasr ile revm
yapılabilir. Tûl ve tevessut ile revm yapılmaz. Revm, harekenin
durumunu açıklamak için yapılan bir beyandır. Bunu gözleri görmeyen
âmâlar, kulakları vasıtasıyla idrak edebilirler.
3- Eğer, üzerinde sükûn-u arız vaki olan harfin asli harekesi ötre
olursa -7- vecih caizdir, a- Tul, b- Tevessut, c-Kasr, d- Tûl ile işmam, e-
Tevessut ile işmam, f- Kasr ile işmam, g- Kasr ile revm.
İşmam: Lugatta, "koklatmak" manasına gelir. Tecvid ilminde ise,
sükundan sonra ötre harekesine işaret ederek dudakların ileriye doğru
toplanması, yumulmasıdır. Harekeyi beyan etmek için dudaklarla yapılan
işmam, gözleri gören ve fakat kulakları duymayan sağırlara mahsustur.
يَقُولُ) ,(نَصُومُ) ,(وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ) ) gibi.
Kıraatta imamımız İmam Asım hazretleri, Yusuf süresindeki:
لاَ تَأْمَنَّا) ) dan başka yerde işmam yapmadı. Aslı ( لاَ تَأْمَنُنَا ) idi. Revm de hiç
yapmamıştır. Halen memleketimizde her ikisi de yapılmamaktadır.
Medd-i arızın "tûl" okunması efdal görülmüştür.
SORULAR:maviekspres.com
l- Medd-i arız ne zaman meydana gelmektedir?
2- Medd-i arızın hükmü nedir? Açıklayınız.
3- Şimdiye kadar gördüğümüz tecvid kaidelerinin tatbikatını,
namaz sureleri üzerinde yapınız.

Logged
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 11 Kasım 2008, 20:21:20 »

MEDD-İ LİN
"Lîn": Lügatta, "yumuşak olmak" manasına gelir. Medd-i lin'in
tarifi şöyledir: "Bir kelimede harf-i linden (bak. Sh: 18) sonra sebeb-i
medden sükûn -lazım veya arız- vaki olursa, buradaki med: Medd-i lin"
olur. Misal: ( عَلَيْهِ ) gibi. Bu kelime üzerinde vakıf yapıldığında medd-i
lin meydana gelir. Çünkü harf-i linden ye var. Sebeb-i medden de he'nin
sukun-u arızı vardır.
Hükmü: Medd-i lin'in medd durumu, harf-i linden sonra gelen
sükûnun cinsine bağlıdır. Şöyleki:
1- Eğer harf-i linden sonra gelen sükûn, sükûn-u lazım ise: -2-
vecih caizdir. Tûl ve tevessut. Fakat tûl ile okumak bütün kurraca tercih
edilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de bu şekilde kelime iki yerde bulunmaktadır.
a- Meryem süresinin evvelinde bulunan:
آهيعص آَافْ هَا يَا عَيْنْ صَادْ) ) mukattaa harflerindeki ( (عَيْنْ ع
lafzı.maviekspres.com
b- Şura süresinin başında bulunan
حم عسق حَا مِيمْ عَيْنْ سِينْ قَافْ) ) mukattaa harflerindeki ( (عين ع
lafzı.
2- Eğer harf-i linden sonra gelen sükûn, sükûn-u arız ise o zaman
medd-i linin medd durumu, medd-i arızda olduğu gibi, üzerinde sükûn-u
arız vaki olan harfin asli harekesine bağlıdır. Mesela: ( اَلْيَوْمَ ) de üç vecih,
عَلَيْهِ ) ) de dört vecih, ( وَلاَ نَوْمٌ ) de yedi vecih caizdir.
Bu izahattan anlaşıldıki: Medd-i lin, aslında medd-i lazım ve meddi
arıza benzemektedir. Medd-i lini onlardan ayıran husus: Harf-i medd
yerine harf-i linin bulunmuş olmasıdır.
SORULAR:
1- Kureyş süresindeki medd-i linleri gösteriniz.
2- Harf-i lin ile harf-i med arasındaki farkı belirtiniz.

Logged
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #3 : 11 Kasım 2008, 20:22:10 »

MEDD-İ TA'ZİM VE TEBRİE
Buraya kadar zikrolunan meddlerin hepsi, lafzî sebeplere göre olan
medlerdir. Bir de manevi sebeplere göre meddler vardır ki, bunlar da iki
tanedir.maviekspres.com
1- Medd-i ta'zim: Bu medd, kelime-i tevhid ( لآ اِلَهَ اِلاَّ اللهُ ) daki
nafiye la ( لا) sına aittir. Buna: "Medd-i mübalağa" da denir. Çünkü
buradaki meddin mübalağalı bir şekilde yapılması, ALLAH'tan
başkasından ulûhiyyeti nefy içindir. Zaten, burası bizim kıraatta da
medd-i munfasıl olmak üzere -4- elif miktarı çekilmektedir.
2-Medd-i tebrie : La-i tebriyyeye (cinsten hükmü nefyeden la'ya)
ait bir meddir. ( لاَ شَرِيكَ لَهُ ) ,(لاَ رَيْبَ ) gibi. Bunlarda zahirde bir sebep
olmadığı halde, aslından ziyade medd etmek caizdir. Fakat tevessut
efdaldir.
Med konusunda dikkat edeceğimiz hususlar :
1- Kur'an-ı Kerim'i okurken medler, okuyuş tarzıyla orantılı
olmalıdır. Hadr tarzındaki bir okuyuşta medler en az ne kadar
çekiliyorsa, o miktar çekilmelidir. Hadr ile okurken, medleri tertile göre
çekmek; bir laubalilik ve başı bozukça bir harekettir. Adabına uygun
olan: Medlerin, sükunların, idgamların hülasa bütün tecvid hükümlerinin
aynı ölçüde ve birbirlerine mütenasib olmalarından ibarettir. Sağlam
okuyan ve okuduğuna saygı gösteren okuyucunun aklı ağzında olmalıdır.
2- Medler mütevatir kıraat imamlarından nakledilen mertebelerde
okunmalı. Mütevatir med miktarları, ictihadi bir durum değildir. Kur'an-ı
Kerim okuyan, kimin kıraatına göre okuyorsa bütün okuyuş vecihlerinde
ona uyması gerekir.maviekspres.com
3- Kur'an-ı Kerim okuyan kimse, medlerde; imamının okuduğu
bütün mertebeleri okuyabilir. Caiz gördüğü mertebeler arasında tercih
yapabilir. Mesela İmam Asım kıraatı ve Hafs rivayetiyle okuyan kimse
muttasıl, munfasıl, lazım meddleri dört elif okumak durumundadır. Arız
med, yerine göre dört eliften bir elife kadar inebilir.
4- Medlerin okunuşunda tecvid kaidesini bozan musiki ve nağmeyi
tecvide uydurmalı, tecvid kaidesini musikiye ve makama hakim
kılmalıdır.
5- Medlerin icrasında, med sebeblerinin gösterilmesine itina
edilmeli ve hassas davranılmalıdır. Med sebebi olan hemze ve sükunun
iskatına, hazfine veya teshiline meydan verilmemelidir.
VAZİFE: Meddler bahsi burada bitmektedir. Binaenaleyh, buraya
kadar görülen konuları iki defa okuyunuz ve bir kere de anlatınız.

Logged
muhammed isra

Üye

**


Üye No : 602

Cinsiyet : Bay

Nerden : maviekspres

Konu  : 43

Mesaj : 68

Aldığı Teşekkür: 18
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« Yanıtla #4 : 11 Kasım 2008, 20:22:35 »

TENVİN VE SAKİN NUN
Tenvin, Lügatta: "Nunlamak" demektir. Tecvid ilminde ise,
Tenvin: "İsmin sonunu sakin nun ile okumaktır". Daha kolay bir ifadeyle
şöyle de denebilir: "İki üstün, iki esre ve iki ötreye tenvin denir."
Sakin nun: Cezimli, üzerinde cezim işareti bulunan nun demektir.
Tenvin, daima kelimenin sonunda bulunur. Sakin nun ise hem kelime
ortasında, hem de sonunda bulunabilir.
Tenvin ve sakin nunun, tecvidde özel bir yeri vardır. Tenvin veya
sakin nundan sonra vaki olan harfe göre mutlaka bir tecvid meydana
gelir. Binaenaleyh, Kur'an-ı Kerim okuyanların tenvin ve sakin nunlar
üzerinden geçerken çok dikkatli olmaları ve meydana gelen tecvid
olayını titizlikle uygulamaları gerekir. Şimdi bunları sırasıyla görelim.
SORULAR:
1- Tenvin ne demektir? İzah ediniz.
2- Sakin nunun tarifini yapınız.
3- Namaz sürelerinde geçen tenvin ve sakin nunları tesbit ediniz.

Logged
Etiket: meddi tabinin hükmü MEDD-İ ASLİ MEDD-İ FER'İ MEDD-İ ARIZ TENVİN VE SAKİN NUN MEDD-İ LAZIM 
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: