www.maviekspres.com


Nükleer Enerji

Smf Seo Versiyon Mavi Ekspres İslam Topluluğu, -- Seo entegre sistem.

Seo Arşiv Designed Smf Team/font>
Array
memoli
Mon 22 September 2008, 06:38 pm GMT +0300


NÜKLEER ENERJİ
 

Atom yapısında meydana gelen değişik­lik sonucunda anaya çıkan enerjiye nükleer enerji adı verilir.

Klasik enerji kaynaklarında son yıllarda görülen tükenme eğilimleri, özellikle yük-

sek teknolojiye sahip ülkeleri alternatif enerji arayışlarına yöneltmiştir. Arap ülke­lerinin uyguladığı 1973 petrol ambargosu­nun Batı ülkeleri üzerindeki olumsuz etkisi bu süreci hızlandırmıştır.

Alternatif enerji kaynaklarından nükleer enerjiden elde edilen elektrik, bazı gelişmiş ülkelerde %30-40 oranına varabilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde de nükleer sant­raller giderek çoğalmaktadır. Hafif sulu, ağır sulu reaktörler, gelişmiş gaz reaktörle­ri, hızlı üretken ve yüksek sicaklıklı gaz re­aktörleri olmak üzere çeşitli tiplerde nükle­er santraller bulunmaktadır. Nükleer enerji­ye dayalı teknolojilerde yakıt çevrimi, sarı posta imali, dönüştürme ve zenginleştirme işlemleri, yakıt elemanı imalatı, yeniden artmış ve artıkların depolanması gibi basa­makları bulunmaktadır.

Nükleer enerjinin II. Dünya Savaşı sıra­sında savaşçı amaçlarla kullanılması, iki atom bombasının binlerce insanın ölümüne yol açması ve savaşı izleyen dönemde de si­lah yapımına yönelik araştırmaların hızlan­ması, özellikle gelişme yolundaki ülkelerin tepkisine neden olmuştur. Bu enerji kayna­ğının yalnızca barışçı amaçlarla kullanıl­ması için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. I Temmuz 1958 yılında imzaya açılan Nük­leer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NSYÖA) bu yönde Önemli bir adım olmakla beraber, özellikle gelişme yolundaki ülkelerce gelişmiş ülkelerin nük­leer enerjiyi hegemonyalarına almaları ola­rak görülmektedir. Türkiye'nin de taraf ol­duğu sözleşmeye taraf ülke sayısı 126'dır (1988). 1956 yılında BM sistemi içinde ku­rulan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın başlıca hedefi, nükleer enerjinin yalnızca sivil amaçlarla kulanılması, barış, sağlık ve refaha katkıda bulunmasıdır. 113 üyesi bu­lunan UAEA'nın genel kurul, yönetim ku­rulu ve sekreterya gibi organları bulunmak­tadır. UAEA, oluşturduğu denetim sistemi­ni kabul eden ülkelerde belirli sürelerde nükleer tesisleri ve çalışmaları denetlemek­tedir. UAEA'nı en fazla meşgul eden konu­ların başında israil ve Güney Afrika Cum-huriyetİ'nin ajans denetimi dışında sürdür­düğü nükleer çalışmalar gelmektedir. Ajan­sın her yıl yapılan genel konferanslarında, gelişme yolundaki ülkelerle Batılı ülkeler arasında şiddetli tartışmalar olmaktadır.

Nükleer enerjinin barışçı amaçlarla kul­lanılmasını hedefleyen ve bu yönde çalış­malar yapan bir diğer örgüt ise OECD-Nük-lecr Enerji Ajansı'dır (1957). NEA çalışma­larını yönetim komitesi ve bu komitenin oluşturduğu gruplar ve sekreterya kanalıyla yürütmektedir. NEA'nın bünyesinde, nük­leer tesislerin güvenliği, reaktör fiziği, nük­leer data komitesi gibi çeşitli komiteler bu­lunmaktadır.

Nükleer enerji teknolojilerini geliştir­mek ve kendi programlarını oluşturmak is­teyen gelişme yolundaki ülkelerin yaptıkla­rı çalışmalar sonucunda BM'de nükleer enerjinin barışçı nedenlerle kullanılması konferansı düzenlenmiştir. Kuzey-Güney çatışması niteliğinde olan bu konferansta, nükleer işbirliğinde sınırlar ortaya çıkmış­tır.

Nükleer enerji konusunda üçüncü kişile­re karşı sorumluluğa dair Viyana ve Paris sözleşmeleri, Nükleer Maddeler Fiziki Ko­runması Sözleşmesi, Nükleer Kaza Halinde

Erken Bildirim ve Yardımlaşma Sözleşme­leri halen yürürlüktedir. 1979'da ABD'de meydana gelen TMI ve 1986'da SSCB'de meydana gelen Çernobil nükleer santral ka­zaları, nükleer güvenlik konusunda yapılan çalışmalara hız kazandırmıştır.

Son yıllarda tıp, tarım, sanayi, uzay ça­lışmaları, gıda gibi çok çeşitli alanlarda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlayan nükleer enerji giderek artan bir hızla gele­neksel kaynakların yerine ikame edilmeye başlanmıştır.

Türkiye'de de Türkiye Atom Enerjisi Kurumu nükleer konuda çalışmalar ve araş­tırmalar yapmakta, bu sahada gelişmiş olan ülkelerle yakın İşbirliği imkanları aramak­tadır. Yine son yıllarda ekonomik yapı içe­risinde geliştirilen "Yap-îşlet-Devret" mo­deli içerisinde Akkuyu'da bir nükleer sant­ral kurma çalışmaları yapılmaktadır. Bunun yanısıra nükleer enerji konusunda iki araş­tırma reaktörü de faaliyetlerini sürdürmek­tedir.

Nükleer enerji aynı zamanda çevreci ha­reketin de ana hedeflerindenen birini oluş­turmaktadır. Nükleer enerjinin ne ucuz, ne temiz, ne de güvenli bir enerji kaynağı ol­madığı kanaati yaygınlaştıkça güneş enerji­si, metan gazı vb. alternatif ve 'yenilenebi­lir' enerji kaynaklarına ilgi yoğunlaşmakta ve insanlığın geleceğini tehdit etmeyen bir enerji arayışına yönelinmektedir.

Ü. Tana YARDIM

Bk. Çevre, Çevrecilik.